dilek

Birkaç parça eşya, bir iki banka kartı Varlığımın tamamı cebimde taşıyabildiğim cesaretim olsa Huzurum, neşem omuzlarımdan tutup Çekse alsa yükümü Gezsem dans eden şarkı söyleyen insanların memleketlerini Ayakkabılarım seyahat ederken parçalansa Köklerim dünyanın çekirdeğinde olduğu sürece Fark eder mi rüzgarın nereye savurduğu Atlarla arkadaşlığım daim olsa Kah çöllerde kah kırlarda gitsem dört nala Kadın olmanın“dilek” yazısının devamını oku

mavi kuşun rüyası

Bir rüya gördüm, kanatlarımdaki tüyler ışıl ışıldı. Göklerin en üst katına kadar uçabiliyordum. Yükseldikçe küçülüyordu sokaklar çatılar. Işıklar flulaşıyordu. Ve küçülüyordu her türlü kavgalar. Bombaların çıkardığı yangınlar. Moloz yığınları toprağa karışıyordu içindeki bedenlerle. Ayırt edilemiyordu iyiyle kötü. Bir kuşun gözünden bakıyordum dünyaya. İnsanların kavgası hiçbir anlam taşımıyordu. Görmeye değer şeyleri görüyordum sadece. Dağları, denizleri ve“mavi kuşun rüyası” yazısının devamını oku

a poem to unknown

Darling its been such a long time.  So many paths we had to walk. Isn’t it time yet to settle ? I’d love to grab a coffe under a brown leaved tree feeling the smell of fall. Could we fall? I’ve been standing strong for so long that im craving for falling now. Falling in“a poem to unknown” yazısının devamını oku

geçmiş yazın hikayesi

Verdiğim sözleri unut, aradığımı bulduğum yalan. Elinin terlemesi de hava sıcak olduğundandı zaten, biliyorum. O şarkılar türküler, ıslık çalarak çalışmalar hep bahar sarhoşluğuydu. Aşk çiçekler açtığında ortaya yayılan bir kokuydu sadece. Farkında olmadan zehirleyen, güzel kokulu bir asit gibi. Sigarayı sevmek neyse öyleydi seni sevmek. Günün stresinden kaçmak için bir mola, hayatın kederini düşünmemek için“geçmiş yazın hikayesi” yazısının devamını oku

blog 1

Selamlar Son zamanlarda kendimle daha fazla vakit geçirdiğimi, eski iletişimimizin olmadığını çoğunuz fark etmişsinizdir. Biraz bunun üzerine konuşmak istiyorum. Bugün denk geldiğim bir yazıda yarın gerçekleşecek başak dolunayının hayatımızdaki fazlalıklardan kurtulmamızda etkili olacağı yazıyordu. Benim aylardır düşündüğüm, yapılandırdığım konu gök yüzü hareketlerine mi denk geldi yoksa gerçekten kolektif olarak mı bir bilinç değişiminden geçiyoruz bilmiyorum“blog 1” yazısının devamını oku

öl ve yaşama yol aç

Zihnini susturduğunda ruhun şarkısı duyulur. Gözünü kapadığında gönlün görmeye başlar. Hayatta koşturmacayı bırakıp durduğunda ruhun yolculuğu başlar. Tıpkı iki tekerlekle ilerleyen bir araba gibi ‘sen’i taşıyan iki dayanağından biri eksik kaldığında tökezleyen, ilerlemesi duran ‘sen’ olursun. Ne kadar tanıdık değil mi? Boşuna değil dönem dönem kimseyi görmek istemeyişimiz, hiçbir meşgale ile kendimizi oyalamayışımız. Ruhumuz boşluk“öl ve yaşama yol aç” yazısının devamını oku

diyaloglar*

attilanın sessiz kaldığı telefon görüşmesi Nasılsın, değdi mi? Bu kadar isteyip kaçmaya, merak edip saklanmaya? Muhtemel yaralarından iyileştin mi? Geleceği kurtardın mı geçmişin siperlerine sinerken? Cesaretini kendine kanıtladın mı duygularını anlatman gerekmeyen maceralara atılırken? Ben korkuyordum  işte, kaybetmekten öte bi dünyadan. Cesur olamadım. Akıllıca davranmak hiç becerebildiğim bir şey olmadı. Kendime çıt çıkarmadan ilerleyen  ordular“diyaloglar*” yazısının devamını oku

Bahçelerimizin Sınırları

Rengarenk çiçekler ektiğim, burcu burcu kokuların yayıldığı bu bahçe bana ait. Çok güzel olduğu için kıskanıldığını, yüksek yüksek duvarlar örüp üzerine bir tente koyup korumam gerektiğini söylüyorlar. Onu saklayıp korumalıymışım ki kimse görüp kıskanmasın, kimse gelip talan etmesinmiş. Bu bahçenin güzellikleri benim eserim, doğrudur. Ama bir o kadar da esen rüzgarların, yağan yağmurların, her gün“Bahçelerimizin Sınırları” yazısının devamını oku

gün batımına doğan

Sonsuzluğa uzanıyorum, bulutlar renklerce uzanıyor, kuşlar bulutlarca uçuyor Zihnim susmuyor, susmuyor… Sorular… Gözyaşlarının bir melodisi olsa kim bestelerdi? Nasıl bir dans uyardı bu melodiye? Fotoğrafı çekilse nasıl poz verirdi notalar? Mutlu anların bir rengi olsa bu renk ne olurdu? Pembeye çalan bir turuncu belki. Peki ya el ele tutuşmanın? Birbirine yabancı iki parmaklar dizisinin arasından“gün batımına doğan” yazısının devamını oku