Bir kabusun içinde yaşıyor gibiydin. Gerçekle hayali ayırt edemediğin bir dünyada yürüyor gibiydin. Planların sürekli sekteye uğruyor, hayallerin suya düşüyor, yaslandığın dağlar bir bir yıkılıyordu. Güvenmek imkansızdı bir insana, sevmek zordu. Durduğun hiçbir yerdeki manzara masumiyetini korumuyordu, her şey hızla kirleniyordu. Sessizlik kirleniyordu, gökyüzü kararıyordu. Durmadan yürüyordun. Yetişemesinler diye, hızlı adımlarla gidiyordun. Hayır kaçmıyordun, kaçış değildi bu. Cesurdun, kaçış olamazdı. Ama kalmaya da enerjin yoktu. Trafik sesleri çalıyordu enerjini, sokak satıcıları çalıyordu, boğazda bir restoranda randevuya çıkarılmayı bekleyen kadınlar çalıyordu enerjini, saatlerce maç ve emlak sohbetleri yapabilen erkekler çalıyordu. Dolar da alıp başını gitmişti zaten, simit bile tat vermiyordu. Kaçmak değildi bu, arıyordun biliyorum. Gün doğumunun farklı bir rengini, şelalenin farklı bir hızda akışını, nereye çıktığını bilmediğin bir yolda karşılaştığın müzik aletinden çıkan o farklı ezgiyi arıyordun. Daha saf bir sevgi, daha sağlam bir güven duygusu, toz konmamış bir mutluluk bulmayı umuyordun. Kim bilir ne kadar yoruldun!
Yeni yılda sana güzel bir uyku diliyorum, annenin karnındayken huzurla daldığın uykular gibi. Öyle güvenli, öyle sıcak, öyle sevgi dolu… Yeni yılda sana bol bol kavuşma diliyorum. Sevdiğin insanlara, sevdiğin yerlere, sevdiğin duygulara… Yeni yılda sana bol macera diliyorum, heyecanlı, eğlenceli, sıra dışı anılar biriktirmeli… Yeni yılda sana aşk diliyorum, önce içinde büyüttüğün, sonra benzerini bulduğun ve çoğalttığın. Çünkü şunu bil ki her kimsen, her neredeysen mutlu olmanı her şeyden çok istiyorum. Bunu hak ettin. İyi bir savaşçıydın ve artık zırhını çıkarmayı hak ettin. Dilerim yeni yılda zırhın yerine sevdiklerinle çevrelenir, bütün yaralarını sararsın. Başını bütün meşguliyetlerinden kaldırdığında sana gülümsüyor olacağım.
Öbür tarafta görüşmek üzere.
Mutlu yıllar.
