Verdiğim sözleri unut, aradığımı bulduğum yalan.
Elinin terlemesi de hava sıcak olduğundandı zaten, biliyorum.
O şarkılar türküler, ıslık çalarak çalışmalar hep bahar sarhoşluğuydu.
Aşk çiçekler açtığında ortaya yayılan bir kokuydu sadece.
Farkında olmadan zehirleyen, güzel kokulu bir asit gibi.
Sigarayı sevmek neyse öyleydi seni sevmek.
Günün stresinden kaçmak için bir mola, hayatın kederini düşünmemek için küçük dozlu bir uyuşturucu.
Planlar iptal. Sevdiğin yemekleri motorlu kuryeler getirsin.
Pazar sabahları Sarıyer börekçisinde yap kahvaltını.
Gecelerin çorbacıda bitsin, sevişmeler iptal.
İyi bir yastık edin, viscolar çok popüler şimdi, göğsümden daha ortopediktir eminim.
Açar bir aşk romanı okurum ben, bitince bir sigara yakar uzaklara dalarım.
Erkeği aptal olduğu için yazara kızarım. Kadın üzüldüğü için düzene söverim.
Bir şarkı açar Müzeyyen Senardan şarabımı yudumlarım, rakılar senin olsun.
Ruhlarımız hiç sarılmamış varsayalım.
Olur da karşılaşırsak bir gün barlar sokağında, selamlaşmayalım.
Bir rüyadan uyanmış gibi devam ederim ben hayatıma.
Sen de benim kim olduğumu hiç hatırlama.
Bir şeyler anımsar gibi olursan sisler ardından, ötesini merak etme.
Hala hayatta olduğunu anlamak için kendine attığın çimdik bendim.
İşten dönünce kucağına gelen kedinin mırıltısı.
Kırk derecede çalışırken içtiğin soğuk su.
Çektiğin oh.
Sevdalar arasında bir durak yeri belki.
Ama işte bak havalar soğudu, işlerin yoruculuğu azaldı, keder tükendi.
Ne bir molaya gerek kaldı ne bir bardak soğuk suya.
Hiç yaz olmamış gibi gelecek kış zaten.
Biz de hiç yanmamış gibi buz keseceğiz yeniden.
Daha önce defalarca olduğu gibi.
Belki bir gün başka bir rüyada plana bile gerek kalmadan.
Yine yeniden seveceğiz.