blog 1

Selamlar

Son zamanlarda kendimle daha fazla vakit geçirdiğimi, eski iletişimimizin olmadığını çoğunuz fark etmişsinizdir. Biraz bunun üzerine konuşmak istiyorum. Bugün denk geldiğim bir yazıda yarın gerçekleşecek başak dolunayının hayatımızdaki fazlalıklardan kurtulmamızda etkili olacağı yazıyordu. Benim aylardır düşündüğüm, yapılandırdığım konu gök yüzü hareketlerine mi denk geldi yoksa gerçekten kolektif olarak mı bir bilinç değişiminden geçiyoruz bilmiyorum ama bu süreci böylece kabul edip şifalanmayı seçtim, seçiyorum.

Sezondan geldiğimden beri hayatımda varlığı yük yapan şeyleri ayıklamaya başladım. Gardırobumdan başladım ayıklamaya ve uzun zamandır giymediğim ama bir hasarı olmadığı için veya sadece anısı olduğu için sakladığım eşyaları uzaklaştırdım önce. Sonra ojeler, makyaj malzemeleri, evdeki farklı eşyalar… amacına hizmet etmeyi bırakmış her şeyi yavaş yavaş eledim.

Sonra zamanıma geldi sıra. Aylak kalmamak adına kendime görev edindiğim, sırf eskiden keyif aldığım için devamını getirmeye çalıştığım, artık beni mutlu etmeyen hobilerimi eledim. Sporu bıraktım bir süreliğine, meditasyondan uzaklaştım, eskisi kadar dizi film izlememeye başladım, kendime bir şeyler katayım diye satın aldığım online eğitimlerin çoğuna dönüp bakmadım bile. Belki de yıllardır ilk defa zamanımda bu kadar büyük boşluklar yarattım ve bu kadar çok sıkıldım. Zihnimi bir şeylerin peşinden koşmaya zorlamayınca çocukluk yıllarındaki o zihinsel özgürlüğe ve sıkılmanın yarattığı sonsuz olasılıklara yeniden kavuştum. Kendimi yeniden keşfettim.

Ve sıra kavramlara geldi. Kendime baktım, kendime neyi ifade ettiğime baktım. Hayatın ne ifade ettiğine, ilişkilerin ne ifade ettiğine, insanların ne ifade ettiğine baktım. Sözlerin, davranışların ne ifade ettiğine ve nicesine. Zihnim artık başka bir şeyle meşgul olmadığından bunlara kafa yoracak enerjim vardı ve sessiz sakin halkaların dönüşünü izledim. Verdiğim sevginin geri dönüşünü izledim, kırgınlıklarımın geri dönüşünü izledim. Verdiğim hoşgörünün, anlayışın, maddi manevi desteklerin geri dönüşünü izledim. Çokça zaman alttan aldığım kadar alttan alınmayışımı, kabul ettiğim kadar kabul görmeyişimi, beslediğim kadar beslenmeyişimi izledim.

Böylece aramızdaki bağları birer birer inceltmeye karar verdim. Kızgın ya da kırgın olduğum için değil, anlamını çoktan kaybetmiş bağlara anlam yüklemek için uğraşmanın her geçen gün daha da yorucu olduğunu gördüğüm için. Ait ve güvende hissettirmek için çabaladığım kadar ait hissetmediğim için. Yapıcı olmak, yeniden yaratmak için çabalarken gelen art niyetli eleştirilere, kıskançlığa, saklamaya gerek dahi görülmeyen çıkarcılığa daha fazla alan tanımak istemediğim için. Herkesin kendi yolunda yürüdüğünü, kendi mücadelesini verdiğini, hayatın kimse için kolay olmadığını bilip benimle olan ilişkinizi kolaylaştırmaya çalışmaktan vaz geçip herkesi kendi yolunda yürüme konusunda özgür bırakmaya karar verdim. Yolunuzla, mücadelenizle, duygularınızla bir derdim olduğu için değil, kendimle olan derdim son bulduğu için. Boşluğu değil kendimi beslemeye karar verdim.

Işıkla ve sevgiyle kalın.

Yorum bırakın